Kahraman Türk milletinin son devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve destansı Kurtuluş Mücadelemizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan maddi olarak ayrılışının 79. Yıldönümünde hürmetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
“Uluslar bağırlarından çıkardıkları, kahramanlardan güç alırlar.” Hamdolsun ki aziz milletimizin tarihi, sayısız kahramanlarla doludur; önderlik ettiği destansı Kurtuluş Mücadelemizle, gerçekleştirdiği yenilenme hareketiyle ve fikirleriyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, adını tarihe nakşettirmiş; sadece milletimize ve gelecek nesillere değil, dünyada esaret altında yaşayan pek çok ulusa güç vermiştir.
Onun özelliklerini bir çırpıda saymak elbette imkânsızdır: o geliştirdiği ve uyguladığı stratejilerle büyük bir askeri deha; siyasi alandan kültürel alana, tarımdan sanayiye, ulaşımdan spora, hukuktan sanata hayatımızın her alanına dokunmuş ve yenileşmeyi gerçekleştirmiş; uluslararası barış anlayışıyla evrensel bir değerdir.
O aziz milletimizin bağımsızlığından ve iradesinden vazgeçmeyeceğini, boyun eğip tutsak olmayacağını, daha Kurtuluş Mücadelesine başlamadan, milletimizin kendi çabalarıyla yürüttüğü mücadelelerle görmüş; aziz milletimizin kudretine güvenmiş; onun “adetlerine ve karakterine en uygun olan” Cumhuriyeti, Kurtuluş mücadelemizin ilk yıllarından itibaren, milli egemenliğe vurgu yaparak müjdelemiştir.
Biliyordu ki "Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri, düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir." Bu, Kurtuluş mücadelemizde olduğu gibi 15 Temmuz’da da böyle oldu: vatan aşkıyla dolu göğüsler bir kez daha siper oldu, nice canlarımız toprağa düştü. “…bir millet, top yekûn kurtulmaya karar verir de harekete geçerse onun özgürlüğünü ve bağımsızlığını elde etmesini engelleyecek bir güç dünyada yoktur.” diyor Atatürk; Hamdolsun ki yine engelleyemediler, engelleyemeyecekler bu kararlı aziz milletimizi. Çünkü “İnançtan ve cesaretten daha büyük bir silah henüz imal edilmedi.”
Bu toprakları kanıyla sulayan aziz şehitlerimize borcumuz var: ülkemize sahip çıkacak ve “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” olarak kenetlenerek; Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı'nın ardından söylediği gibi “…en medeni ve müreffeh bir millet olarak varlığımızı” yükselteceğiz.
Bağımsızlığımıza ve milli irademize sahip olmanın kıymetini iyi biliyoruz. Bunlara kast edecek her türlü “dâhili ve harici bedhahlara” rağmen ülkemizi daima ileriye taşıyarak Ulu Önder Atatürk’ün vasiyetini yerine getirecek ve aziz hatırasına sahip çıkacağız.
Bu yolda, bu bilinçle vazifemizin başında olacak ve “en büyük eserim” dediği Cumhuriyetimizin güçlenmesi için her geçen gün daha büyük bir gayretle çalışacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm ecdadımızı şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.
Eren Arslan
Milas Kaymakamı